De-Fi, Geleneksel Bankacılığa Karşı

Geleneksel finans sisteminde karşı bir meydan okuma: De-Fi (Merkeziyetsiz Finans)

Sınırlı bir zümre hariç çoğumuz, blokzincir teknolojisinin ortaya koyduğu yeniliklerin muhtemelen henüz tam olarak farkında değiliz. İnsanlar genel olarak söz konusu teknoloji kullanılarak oluşturulan token/coinlerin alım satımı ile ilgilenmekte olup bunların arkasındaki teknolojik yenilikleri çok da fazla önemsememektedirler. Burada şunu ayrıca ifade etmek gerekir ki, coin/token gibi kripto varlıklarla (alım/satım veya yatırım gibi saiklerle) ilgilenenler de yine genel dünya nüfusuna oranlandığında yüksek seviyelerdedir demek pek de mümkün değildir.

Blokzincir teknolojisi üzerine inşa olunan kripto dünyanın günümüze getirdiği teknolojik en önemli yeniliklerden birinin merkeziyetsiz finans olduğunu ifade etmek yanlış olmayacaktır.

Yazımda, merkeziyetsiz finans (De-Fi) kavramını açıklamaya çalışıp konu üzerine düşüncelerimize yer vereceğiz.

Defi Nedir?

Defi, İngilizce “decentralized finance” kelimelerinin ilk iki harflerinin birleşmesinden oluşturulmuş bir terim olup blokzincir teknolojisi üzerinde oluşturulan merkeziyetsiz finans dünyasına verilen isimdir. Genellikle BNB Chain ve Ethereum ağı üzerine kurulan dijital varlıklar, finansal akıllı sözleşmeler, protokoller ve merkezi olmayan uygulamalar DApp yolu ile Defi uygulamaları oluşturulmaktadır. Defi, geleneksel bankacılık işlemlerinin akıllı sözleşmeler yolu ile gerçekleştirilmesi şeklinde de tanımlanabilir.

Teknolojik ilerlemelerin birçok sektörde yeniliklere, değişimlere ve dönüşümlere neden olduğu açıktır. Bazıları Defi’ nin bir hype olduğunu öne sürürken bazıları ise geleneksel bankacılık/finans sistemini kökünden değiştireceğini ve hatta finansal sistemdeki tekellerin tahtını sarsacağını savunmaktadır. Defi uygulamalarını öne çıkaran kesimler, Defi’nin geleneksel finans sistemine karşı bir meydan okuma olduğunu iddia etmektedirler. Defi uygulamalarına yönelen ilginin artışını söz konusu uygulamalara kilitlenen değer toplamına (Total value locked) bakarak anlayabiliriz. Anlik miktar 54 milyar dolar olarak gorebilirsiniz.(23/10/2022)

Venus Protocolun DeFi dünyasındaki yeri ise, lending platformlari icerisinde 1.2 milyar dolar TVL ile 4. sirada yer almaktadir. Tüm DeFi platformlari kiyaslandiginda ise 15. sirada yer almaktadir. Detayli bilgiler icin DeBank | Your DeFi wallet

Defi uygulamaları ile bu uygulamaları kullanan her birey bir nevi kendisi finans kurumu haline geliyor dersek yanlış söylemiş olmayız. Geleneksel bankacılık/finans sistemi, tasarrufları olanlardan mevduat toplayarak finansman ihtiyacı olanlara söz konusu mevduatları kredi vermek şeklinde özetlenebilir. Görüldüğü üzere esas olan tasarruf sahibi ile finansman ihtiyacı olanın bir araya getirilmesi olup geleneksel finans sisteminde bunu aracılık yapmak sureti ile banka/finans kurumları gerçekleştirmektedir. Defi uygulamalarında ise geleneksel bankalar aradan çıkmakta olup tasarruf sahipleri ile finansman ihtiyacı olan direk karşı karşıya gelebilmektedir diyebiliriz.

Defi uygulamalarında geleneksel bankacılık/finans sisteminde olan ürünlerin yakın ikamelerinin bulunduğunu da ayrıca ifade etmek gerekir. İkame ürünlere örnek olarak likidite madenciliğini (yield farming) verebiliriz. Likidite madenciliğinde, merkezi olmayan borsalara [decentralized exchange (DEX)] likidite sağlanması karşılığında söz konusu borsalar bu likiditeyi sağlayan kullanıcılarına pasif gelir sağlamaktadır. Borsalar likidite madenciliği yolu ile elde ettikleri bu likiditeyi ise kredi olarak finansman ihtiyacı olan kullanıcılarına yönlendirmektedir.

Merkeziyetsiz finans sisteminde yer alan ürünlerden geleneksel bankacılık ürünlerine benzer bir diğer ürün ise “staking” işlemleridir. Staking uygulamasını geleneksel bankalardaki vadeli mevduatlara benzetebiliriz. Bu uygulamada, belirli sürelerle sisteme kilitlenen kripto varlıklar karşılığında faiz gelirine benzer pasif gelir elde edilmektedir ki elde edilen gelir de genelde bir kripto varlık cinsi üzerinden ödenmektedir.

Avantajları

Dünya genelinde halen finansal sistemin ana oyuncuları olan geleneksel bankalara erişimi olmayan önemli bir kesimin olduğu bir gerçektir. Defi uygulamaları vasıtası ile sadece internet bağlantısı bulunması halinde finansal araçlara ulaşım imkanına kavuşulmaktadır. Buradan hareketle, Defi uygulamalarının insanların finansal araçlara ulaşımını kolaylaştırdığını söyleyebiliriz.

Neredeyse geleneksel bir bankanın verdiği tüm hizmetlerin alınabildiği Defi uygulamaları vasıtası ile saat ve mekan fark etmeksizin ayrıca bankalar aracı kılınarak yapılanlardan çok daha hızlı kripto varlık transferi gerçekleştirilebilmektedir.

Defi uygulamalarını kullanarak finansal araçlara ulaşımı cazip kılacak bir diğer husus ise işlemlere ulaşım hızı ve alınan hizmet karşılığında kullanıcıdan talep edilen hizmet bedeli yani kullanıcının katlandığı maliyetlerdir diyebiliriz. Defi uygulamaları üzerinden mevduat yatırma veya kredi alma benzeri finansal işlemler, geleneksel bankalarda söz konusu işlemleri yapmaktan çok daha hızlı şekilde gerçekleştirilebilmektedir. Bunun yanı sıra finansal işlemler karşılığında katlanılan maliyetler Defi uygulamalarında genel anlamda daha düşük olarak gerçekleşmektedir.

Defi uygulamaları üzerinde stake edilen kripto varlıklar karşılığında elde edilen getiri oranı ile bankalarda vadeli mevduat olarak değerlendirilen fiat paraların getiri oranları karşılaştırıldığında, Defi uygulamalarının sundukları getiri oranlarının çoğu zaman daha cazip olduğu görülmektedir. Ancak bu durum Defi uygulamaları açısından geleneksel finans sistemine karşı mutlak bir üstünlük olarak değerlendirilmemelidir. Kripto varlık piyasasının yüksek oynaklığa sahip olduğu göz önüne alındığında, kimi zaman kilitlenen kripto varlığın değerinde önemli düşüşler görülebilmekte ve söz konusu varlık kilitli olduğundan düşüş sürecinde satış işlemi de gerçekleştirilememekte ve dolayısıyla kullanıcı stake işleminin sonunda getiriden ziyade zararla da karşı karşıya kalabilmektedir.

Dezavantajları

Tabi ki Defi uygulamalarının dezavantajlı tarafları da vardır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, merkeziyetsiz finans henüz olgunlaşma dönemindedir. Orta ve uzun vadede Defi uygulamalarının çok daha ileri seviyelere geleceği uzmanlarca tahmin edilmektedir.

Defi uygulamaları ile ilgili olumsuzluk olarak sayabileceğimiz ilk husus kullanıcı sayısının azlığıdır ki bunu da söz konusu uygulamaların henüz genç oluşu ile açıklayabiliriz. Kullanıcı sayısının azlığına rağmen ilerleyen dönemde sayının artacağı bununla birlikte finansal araçların çeşitliliği de birlikte değerlendirildiğinde çok ciddi bir veri depolamasının da yapılmasının gerekliliği de aşılması gereken diğer bir sorun olarak Defi uygulamalarının karşısına çıkacaktır.

Bir diğer olumsuzluk ise belki de blokzincir teknolojisinin özü olarak sunulan merkeziyetsizlik temelinden kaynaklanan Defi sistemi üzerinden kripto varlıklar kullanılarak yasadışı yollarla elde edilen gelirlerin aklanabilecek olması riskidir.

Defi uygulamalarının dolandırıcılık için kullanılması ve kullanıcıların da bu şekilde mağdur edilebilecek olması da bir diğer olumsuz durum olarak ortaya çıkmaktadır. Merkeziyetsizlik belli bir oranda veya tamamen denetimsizliği de beraberinde getirdiğinden kötü niyetli kişilerin engellenmesi noktasında net bir kontrol mekanizmasının henüz mevcut olmadığını değerlendirmekteyiz.